Batıyı batı yapan asıl güç


Batıyı batı yapan asıl güç, batılıların cok akıllı cok zeki olmaları değildir.

Batıyı bugün dünyada süper güç haline taşıyan gerçek onların stratejileridir. İş dağılı, görev dağılımı, çalışma disiplini...

Aslında bunu daha iyi anlamak için etrafımızdaki teknolojilere bakabiliriz.

Nükleer silah, savaş gemileri, tanklar, savaş uçakları, siber güçler..

İşte bunların her biri araç ve gereçtir. Bunları üreten fabrikalar vardır. Batıyı bu kadar güçlü yapan bunları üretebilecek döngü sisteminin kurulu olmasıdır. Bir çark dönüyor. Dönen çark onları güçlü yapıyor.

Burada görülemeyen diğer etken işte bu döngüdür. Arabanın tekerlerinin dönmesi gibi. Teker dönmese araba ne işe yarar ki?

Burada bir çalışma sistemi ve prensibi vardır.

1960 lı yıllarda bursada şeftali kayısı mı yetiştirmeliyiz araba mı üretmeliyiz diye ülkenin önde gelenleri tartışırken batı uzay yarışındaydı.

Bu bizim eşekle antalyadan istanbula yolculuk yapmaya çalışmamız gibidir. Buradaki eşek ilmi ve fikri gelişmenin yetersizliğidir.

Teknoloji olsun ya da olmasın önemli olan toplumdaki özgüvendir. Toplumdaki insanların imkanları zamanlarını nasıl değerlendirdiğidir.

Teknoloji ve para her zaman bulunur ama insan kaynağı en önemli olanıdır. Elindeki insan kaynağını kullanabilmektir asıl güç..

İşte biz insan kaynağını kullanmakta eşekle antalyadan yola çıkmış kişi gibiyiz.. Batı ise insan kaynağını kullanmada uçakla antalyadan yola çıkması gibidir..

Biz elimizdeki insan kaynağını kullanabilme disiplini bilgi ve brikimini sahip olamadığımız ya da bunun önü tıkandığı için bugün batı bizden daha güçlü..

Suçlu avrupalısı amerikalısı değil fakat, en büyük engelleyicisi onlar. Biz insan kaynağı gücümüzü 1909-1929 yılları arasında yok ettik.. 20 senelik süreçte insan kaynağımızı mahvettik.

Çanakkale savaşında 250bin şehit verdik. Sarıkamışta 100bin askerimizin donarak öldü. Daha nice askerimizi cephelerde kaybettik.

Bu büyük kayıptır. Öyle basit kücümsenecek bir kayıp değildir. Yüzyılın en büyük katliamıdır.

Bir nesli biz cephelerde heba ettik. Savaşın en acı yıkıcı özelliğini yaşadık. Arkasından gelen iktidar kültürel ve inançsal devrimlerle gemiyi bambaşka denizlere götürdü..

Toplum yaşadığı trawmayı atıncaya kadar aradan yüzyıl geçti..

Macarlılar kanuni sultan süleymanın 1,5 saat süren mohaç harbi ile 400 yıl kendilerine gelemediler. Bir imparatorluk 1,5 saatlik operasyonla 400 yıl boyunca sahneden çekiliverdi.

İşte benzer bir operasyon çok sinsice 1900 lü yılların başında osmanlıya yapıldı. Batıyı batı yapan güç işte en büyük rakiplerin tarih sahnesindeki yerine alması olmuştur..

Telkin ise bu süreçte en önemli gizli silahlarında oldu..

Telkin farklı ad ve isimlerle de tarif edilebilir..

Propaganda, empoze, baskı, zulüm, devrim, savaş, eğitim, medya, barış, sanat, bilim, medeniyet, çağdaşlık vs. vs. vs.

adı ne olursa olsunnn silahın özü aynıydı.. Esaret ve kölelik.. Sömürgeciliğin yeni kimliği..

Ve batı kendi kazdığı kuyuya düşmüş durumda.. Şimdi o kuyunun içinde debeleniyor

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar