Kavramsal işgal, kelimelerin eksen kayması

Bir toplumu tankla tüfekle işgal etmek o toplumu sana köleleştirmez. Tam tersine savaşırlar ve mücadeleyi er ya da geç kazanırlar.

Fakat topluma öyle bir tokat çakarsın ki, feleğini şaşırır. Sorunun nedenini asla kimse çözemez. Hep alakasız yerlerdearaştırırlar.

bu işgal türü en çetin ve acımasız olanıdır.

Örneğin müslüman arnavutluk, osmanlı topraklarından ayrıldığında yapılan hamle neydi?

1. Arnavutluğun alfabesi değiştirildi

2. Arnavutcada yer alan tüm kelimeler elden geçirildi. Türkçe kökenli kelimeler ayıklandı.

3. Dini eğitim yolları tıkandı. Dini eğitim verecek herkes diskalifiye edildi.

4. Müslüman olmayan diğer toplumlar eğitilip, müslüman halkın başına yönetici, tüccar ve akıl hocası oldu

Bu dört ana unsur sadece arnavutlukta yapılmadı.

Bu ana yapılanların tamamı yunansitan, macaristan, bosna, bulgaristan, kosava, kırım ve ortaasya türkmenistan vs. hepsinde yapıldı..

Huzur telkini nasıl yapılır

Huzur ve mutluluk telkini arayanlar için müthiş bir önerimiz var. Artık sizi hursuz yapan mutluluğu elinizden alan negatif telkinlere son verme vakti geldi..

Huzur için en güzel telkin zikir yapmak, salavatı şerife getirmektir. Namazlarını kılıp kuran okumaktır.

Eğer hepsini birden başlayamıyorsanız, bildiğiniz duaları daha sık okumaya başlayınız. Huzur için en başarılı telkin yolu kurandan ayetler okumaktır.

Ayetlerin orjinal dilinde yani arapça olması önemlidir. Meal okumak duanın türkçesini okumak etkili olmaz. Bilinç altı için kelimelerin önemi yoktur. Telkin aracı olarak yüzlercem müzik resim görseller kullanılmıyor mu?

Kuran ayetlerini anlamak ya da anlamamak fark etmez. Harflerin dizimi kelimeler bunlar tamamen insanı huzura götürecek şekilde ilahi bir düzendedir. O yüzden hiç şeytanın vesvesine kanmadan bildiğiniz hangi dua varsa hergün okumaya başlayın..

Hiç bir şey bilmiyorsanız, le ilahe illallah deyiniz..

Borçlardan kurtulmak için kurandan telkin

Telkin yöntemler vs geliştirip bu telkinlerle insanların bazı alanlarda istedikleri gerçekleşebilmekte.

Fakat biz size çok daha güzel bir fikir sunuyoruz. Hem telkin edin hem de bol bol sevap kazanın. Hem de hedefi 12 den vurun.

Borçlardan kurtulmak, ekonomik feraha kavuşmak için müthiş bir önerimiz olacak.

Kuranı kerimde vakıa suresi var. Bu sureyi arapça metninden her gün bir kere okuyunuz. Eğer kuran okumasını bilmiyorsanız online olarak internetten dinleyebilirsiniz.

Size tavsiyemiz kuran okumayı öğrenin. Telkin konusuna meraklı iseniz sizi hedefinize görecek en güzel telkin kuranı kerimdir. Her surenin her ayetin ayrı bir esararı vardır.

Arapça metnin okumak kişiyi nasıl telkin eder diye düşünen olabilir. Bilinç altınız için hangi dilde konuştuğunuzun önemi yoktur. Orası tamamen kapalı bir kutudur. Pozitif olumlama istiyorsanız, kuranı kerimden daha güzel bir olumlama olabilir mi? Fırsat kapınızda..

Hiç olmaması da gizli telkindir

Israrla tvlerde dizilerde telkin edilen düşünceler fikirler var.

Bir de görülmeyen telkin vardır. Negatif telkin. Sevgiyi barışı mutluluğu güzelliği insanlığı telkin eden bir program düşünün. Herşey mükemmel.

Fakat senin inancınla alakalı hiç çağrışım yapacak telkin yok.

Herşey müthiş ama içinde senin dinin inancın yok. Dini değerlerin yok. Sunum şekillerinde ise senin dini değerlerine zıt emareler var. Örneğin meyhanede verilen güzel bir nasihat gibi.. Bir fahişenin gösterdiği insanlık dersi gibi..

Herşey var ama olmayan şey ise senin dinin. Senin dini inançların, dini değerlerin.

Adamın senin dinine hakaret etmesine aşağılamasına gerek yok ki.. Telkin aracı içinde belirli oranda bile olsa namaz, abdest, kuran, ayet, hadis yok.. Bir islam büyüğünün güzel sözü yok..

Ya da o güzel anlar dini yaşam biçimine uygun değil..

İşte bu da yine din düşmanlığı yapan telkinler kadar yan etkisi olan telkinlerdir..

İslami eserlere şüphe ile bakıyoruz

Aslında sadece islami eserlere değil islamla alakalı herşeyden şüpheleniyoruz. Bizi korkutuyor ve ürkütüyor. Bir dini kitap okumaktan korkuyoruz. Bir ilahi çalsa dinlemek istemiyor hemen kapatıyoruz.

Arabada giderken radyoda kuran okusun hemen değiştiriyor şerkı dinliyoruz.. Çok korkuyoruz.

Bir dini eser okuyalım herşeyden şüphe ediyoruz. Sanki hayaller ülkesi gibi. Anlatılanları çevremizde yaşayan kimse yokmuş gibi geliyor. Bunları uygulayabilmek imkansızmış gibi hissediyoruz. Korkuyoruz.

İslamdan dinden korkuyoruz.

Aslında bu korku bizim içimizden gelmiyor. Çok yoğun şekilde din aleyhinde tacize maruz kalıyoruz. Dini duygularımız sürekli saldırıya uğruyor. Heryerde her ortamda inançlarımız şiddet görüyor.

Bastırılmış dini duygular içersindeyiz. Ortaya çıkmasındna dolayı aşağılanmaktan korkuyoruz. İçimizdeki dini inancın bizi etkilemesinden dolayı dışlanmak istemiyoruz. Çok yoğun mahalle baskısı altındayız.

Düşünerek mi konuşuyorsun?

Konuşurken kaç kişi düşünüyor. Çoğumuz hiç düşünmüyoruz. Doğaçlama konuşuyoruz. Bilinçli programlı konuşmuyoruz. Rastgele içimizden geldiği gibi konuşuyoruz. Kendimize çok fazla güveniyoruz. Araştırmıyor okumuyor sadece konuşuyoruz.

Beslenmemiz de öyle değil mi? rastgele besleniyoruz. Plansız besleniyoruz. Sağlığımız ihtiyacımız bünyemize göre değil, sofrada olan ve canımızın istediği kadarını alıyor ve yiyoruz..

Peki böyle bir hayatımız varken nasıl olurda profosyanelce telkinci olabiliriz.

Tam tersine telkinlerimiz de amatörce... Sadece biz aracız.. Asıl köklü telkinlerin aracılığını yapıyoruz. biz sadece pazarlamacıyız. Asıl kaynak köken fabrika bizde değil. İthal ediyoruz ve etrafımıza satıyoruz.

Bir çok telkin mekanizması gerçek kurgulanan sistemin kopyası olmaktan ibaret. Kurgulanan dev bir sistemin kopyacısıyız. Bukelamun gibi.. renkten renge geçiyoruz

Subminal mesajda hedef bilinçaltı

Subminal mesajlar truva atı gibidir. Siz normal şartlarda öğrenmek istediğiniz bilginin dışında yanında bonus olarak farkına varmadığınız yeni bilgileri de kabul etmiş olursunuz.

Subminal mesajda bilgiler akıl ve düşünce kalelerine aşıp direk bilinçaltına hedef almakta ve oraya yerleşmeye çalışmaktadır.

Subminal mesajlar birer tohum gibidirler. Çağrışıma dayalı yerleşim yaparlar.

Zihne yerleştikten sonra sürekli tekrar eden subminal mesajlarla sulanır beslenir ve iç dünyanızda yer etmeye başlar.

Tıpkı bir bahçe ve tarlada sürekli geçtiğiniz güzargahın zaman ile patika yola dönüşmesi gibidir. Subminal mesajlar belirli bir güzargah ve plan çerçevesinde ilerlediğinde artık o sizin düşünceniz olmaya başlar. Ya da onunla paralel düşüncelerle karşılaştığında size mantıklı tanıdık gelmeye başlar. Aklınız ile muhakeme etmeden o düşünceyi kabul etmek zorunda kalırsınız.

Çünkü kale içeriden feth edilmiş. Düşman saldırısında ise sadece kapılar açılmıştır.

Kitaplar üzerinden ilginç bir telkin metodu

Şöyle düşünün elinizde bir kitap var.. Ve içinde ne yazdığının hiç bir anlamı olmadığını düşünün.

Hiç birşey ifade etmiyor. Ne anlattığı ne yazdığı, konusu içeriği..

hangi konuda ne okdugun önemli değil. Kitab tek bir şeyi telkin ettiğini düşünün. Size korkmayı telkin ettiğini. Örneğin karıncadan korkmayı. Bilinçaltınızda karıncaya karşı bir korku tohumu ekmeye çalıştığını düşünün. Ama hiç bir şekilde karınca ile alakalı olmasın.

Siz kitabı okuyorsunuz ve bir süre sonra karıncalardan kormaya başlıyorsunuz.. mümkün mü?

Bilim kurgu gibi mi duruyor?

Ya gerçekten böyle birşey varsa ne yapardınız? Satın aldıgınız ve okudugunuz bir kitabın perde arkasında size farklı şeyler aşılıyorsa..

O halde her yazarın kitabını okumamak gerekir. Rastgele kitap okunmamalı..

Hayat süprizlerle dolu..

Telkin ve fotograf makinası benzerliği

Aslında fotograf sanatı ile telkin sanatı birbirine çok benzer özellikleri taşırlar.

Fotografı çekmek için nasıl fotograf makinasına ihtiyaç varsa, telkin için de telkin araçlarına ihtiyaç vardır. Teknolojik birikim vs.

Fotograf makinası nasıl ki bir mekana tek bir açıdan seçilen belirlenen bir yerden sadece zamanda bir kesit olarak alma ise, telkin edilen şeyde aslında bir açıdan ve tek yönlüdür.

Fotograf sanatçının bakış açısı gördüğü ya da göstermek istediğidir. Telkin de telkini yapan kişinin bakış açısı, dünya görüşü, senin düşünmek istediği şeydir.

Fotografa baktığınızda hiç gitmediğiniz yer bile olsa zihninde oranın resmi oluşur. Telkin de öyledir. Telkin süreci sonrası zihninde telkin edilen şey ya da yer hakkında bir fikir oluşur.

Fotografı nasıl montajlayabilirsek telkin edilecek şey de telkinci tarafından rahatlıkla montajlanabilir renk ayarları oynanabilir. Gerçeğin dışında yansıtılabilir..

Telkine alet olmayın aman dikkat

Telkinsel fırtına.. cehenneme sel gibi akmak olarak tarif edilir. Bu süreçte konuşmalarınızla, hareketlerinizle, tavırlarınızla, paylaşımlarınızla telkine alet olmayınız.

Örneğin yukarıdaki cümlede geçen "cehheneme sel gibi akmak" sizde neyi çağrıştırdı.. Peki ya "paylaşımlarınız" ifadesi neyi çağrıştırdı..

Telkinlere alet olmak işte bazen böyle ufak bir kelime ile bile gerçekleşmektedir. Paylaşım kelimesi paylaşmak, beğenmek, dürtmek, takip etmek.. bunlar belki 10 sene önce çok farklı anlamlar ifade ediyordu. Fakat şimdi bu kelimeler üzerine yeni bir anlam yeni bir çağrışım yüklenmiş durumda. O kelimeyi gördüğü duyduğu okuduğu an insanın zihninde o kelime ile alakalı yüklenmiş perde arkasındaki şey ortaya çıkar..

Avrupada bilimin gelişmesine başka bir perspektif

Avrupada bilim zan edildiği gibi bilimsel bir süreçle gelişmedi.

Bilim ile sanatın gelişimi arasında paralellikler vardır. Ve şunu hiç bir zaman unutmayın ki sanatçı da bilimci de avrupalı zenginlerin malıydı. Evet yanlış anlamadınız sanatta bilim de avrupada çok farklı amaçların sonucu ilerlemiş. Ve şu anki seviyeye gelmiştir.

Günümüzde hala en önemli labaratuvarlar zenginlerin arkabahçesidir. Bilimsel süreç o kadar ilerlemiş ki orada çalışan kölelerini nasıl ikna edebileceklerinin bilimi bile gelişmişdir. Alan memnun satan memnun..

Avrupada para kilisenin kontrolündeydi. Daha sonra adım adım bankerlerin, tefecilerin kontrolüne geçmeye başladı. Parayı sahip olanlar bu paralarla gösterişli sanatsal çalışmalar yaptırıyor ve hava basıyorlardı sadece. Sanatın ruhu umurlarında bile değildi. İhtişam ve zenginliklerin gösterişiydi.

Nazar ve telkin ilişkisi

Nazarı bilmeyen yok.. Nazar değmesi vs. Sonra nazar duası okuruz. Okuturuz.

Aslında nazar da telkinin farklı bir versiyonu. Kişinin bilinçaltında biriken negatif enerjisinin kelimelere yüklenerek karşı tarafın bilinçaltısına doğru transferi yani..

Sonrası malum...

Daha sık çocuklarda bebeklerde kendini hemen gösterir..

Büyükler cocuklar kadar şanslı değil.. Nazarın farkına bile varmazlar.

Telkin aslında yüzyıllardır var olan gerçek. Sadece bu sürecin ismi adı cismi konulamamıştı.

Biz bu sitede bu süreci telkin kelimesi altında toplayarak anlatmaya çalışıyor. Bir başka yerde farklı bir isimle anlatılabilir..

İçinizdeki dehanın kullanılması diyenler de olabilir..

Ya da nazar kelimesi etrafında da bunlar toplanabilirdi. Lakin günümüzde zihin operasyonları vs yanında nazar kelimesi çok masum kalacaktır.

Telkin ise daha masumane ve özel durmakta. Çünkü yapılan operasyonlar da en az telkin kelimesi kadar masum ve özel..

Değişim de değişti farkında mısınız?

Değişmeyen tek şey değişimdir lafını duymayan kalmamıştır. Klişileşmiş ve ısrarla vurgulanmaya çalışılır.

Hayır asla böyle değil. Değişimi de değiştirdiler. Yeni dönem telkin stratejilerinden birisi sürekli değişim olduguna dair vurgudur.

Değişim iki türlüdür. Ya iyiden kötüye doğru değişim vardır, ya da kötüden iyiye doğru..

Değişimin ana kalıpları belirlidir. Ya müslüman olmuşsundur ya da dinden çıkmışsındır. İslamda değişim iyinin daha da iyiye gitmesi ise derecenin artmasıdır. Eğer kötünün daha da kötüleşmesi ise derekedir..

Değişimin yolu menzili hedefi herşeyi bellidir. Standartları bellidir. Değişmesi değişimin kendisinde değil bireylerdedir.

Ancak telkin ve algı operasyonlarında tam tersine değişim vurgulanırken insanların geçmişe dair ne varsa herşeyi çöpe atmaları ısrarla ima edilmektedir.

Değişen şey inanç sistemleri ya da kuralları değildir. Değişen sadece savaş için araçlar ve savaş teknikleridir.

Ya da teknolojik imkanlar rekabet vs.

Algı operasyonu ve telkin

Algı operasyonu son dönemlerde çok sık duyduğumuz terimlerden birisidir. Algı operasyonu telkinin bir çeşitidir.

Telkin için kullanılan ve araçların daha hızlı ve kesin sonuçlar elde etmek üzere devreye girmesine algı operasyonu denmektedir.

Dönem dönem telkin farklı kelime ve kavramlarla ifade edilmeye çalışılmaktadır.

Buna en basit örnek yıllardır bilinen PKK nın alfabede harf bırakmaması gibi denebilir. Hepsi aynı kapıya çıksada farklı farklı isimlerle dillendirilmesi gibidir.

Aralarında farklılıklar olsada amaç ve özellikleri değişsede temelde hepsi aynıdır.

Batıyı batı yapan asıl güç

Batıyı batı yapan asıl güç, batılıların cok akıllı cok zeki olmaları değildir.

Batıyı bugün dünyada süper güç haline taşıyan gerçek onların stratejileridir. İş dağılı, görev dağılımı, çalışma disiplini...

Aslında bunu daha iyi anlamak için etrafımızdaki teknolojilere bakabiliriz.

Nükleer silah, savaş gemileri, tanklar, savaş uçakları, siber güçler..

İşte bunların her biri araç ve gereçtir. Bunları üreten fabrikalar vardır. Batıyı bu kadar güçlü yapan bunları üretebilecek döngü sisteminin kurulu olmasıdır. Bir çark dönüyor. Dönen çark onları güçlü yapıyor.

Burada görülemeyen diğer etken işte bu döngüdür. Arabanın tekerlerinin dönmesi gibi. Teker dönmese araba ne işe yarar ki?

Burada bir çalışma sistemi ve prensibi vardır.

1960 lı yıllarda bursada şeftali kayısı mı yetiştirmeliyiz araba mı üretmeliyiz diye ülkenin önde gelenleri tartışırken batı uzay yarışındaydı.

İçeriği paylaş

Sponsorlu bağlantılar